Dijital tükenmişlik çoğu zaman bireylerin dayanıklılığıyla ilgili bir sorun olarak değerlendirilir. Oysa birçok durumda asıl problem, işin nasıl tasarlandığıdır. Medya ve dijital ekipler net roller, belirlenmiş öncelikler ve açık bir karar mekanizması olmadan çalıştığında sıradan bir iş günü, peş peşe gelen acil durumlara dönüşür: hemen yayınlanması gereken bir içerik, yeni bir revizyon, aniden ortaya çıkan bir kampanya, yönetimden gelen bir talep ya da dakikalar içinde verilmesi beklenen bir yanıt.
Zamanla ekip, planlı çalışmak yerine sürekli tepki veren bir yapıya dönüşür. Çalışanlar hangi işin öncelikli olduğunu, nihai kararı kimin verdiğini, hangi görevin ertelenebileceğini ya da tamamen durdurulabileceğini net biçimde bilemez. Bu noktada yorgunluk, ekibin zayıflığının değil, çevresindeki sistemin emeği ve enerjiyi doğru şekilde dağıtamamasının bir göstergesidir.
İyi bir sistem yalnızca etki üretmez; o etkiyi üreten insanları da korur. Bu, önce rollerin netliğiyle başlar: Kim neden sorumlu? Ardından karar yapısı gelir: Kim onaylar, kim durdurabilir ve seçimin sorumluluğunu kim taşır? Sonrasında önceliklerin netleşmesi gerekir; böylece her görev “en acil iş” haline gelmez. Çalışma ritmi ise yayın sıklığını, değerlendirme süreçlerini ve dinlenme alanlarını belirler. Son olarak ölçüm, harcanan emeğin gerçek bir etki üretip üretmediğini ya da yalnızca ekibin enerjisini tüketip tüketmediğini göstermelidir.
Bu unsurlar olmadığında, ekip ne kadar yetkin olursa olsun dijital medya işi sürekli bir baskı ortamına dönüşebilir. Buna karşılık sistem net olduğunda kararlar hızlanır, beklentiler belirginleşir, çalışma daha dengeli hale gelir ve performans sürekli alarm durumuna ihtiyaç duyulmadan daha uzun süre korunabilir.
Sürdürülebilir etki, tükenme sınırında çalışan bir ekip gerektirmez. Hangi işin gerçekten çabaya değer olduğunu, neyin ertelenebileceğini, kimin karar verdiğini ve ekibin enerjisinin hangi alanlarda gerçek değer üreteceğini bilen bir sistem gerektirir. Bu nedenle ekibi korumak, etki yaratma sürecinden ayrı bir konu değildir; doğrudan etki sisteminin tasarımının bir parçasıdır.


